Derin Toplum
“Derin devlet”i tartışıyoruz; devletin, kazdıkça bağrından kirli sular fışkırtan bir dipsiz kuyu olmamasını istiyoruz.
Son sarsıntıyla derin devlet’in cürufları manşet manşet ortaya dökülürken, arka sayfa haberlerinde derin toplum’un cerahati patlıyor. Son 10 günün gazetelerine göz atınca sosyal tabakaların iç kanaması “derin”den hissettiriyor kendini…
Çatıdaki filler kavgası esnasında ihmal edilmiş bir bünyevi çöküntünün ürküten manzaraları bunlar…
Toplumsal fay kırıkları…
En dehşet vericisi Konya’dakiydi.
17 kız öğrenciyi diri diri toprağa gömen bir patlama, ardında tekinsiz kasaba filmlerini andıran bir muamma bırakarak hasıraltı edildi.
Patlamada ihmal görüldü. Ama enkaz altında kalarak ölen 17 kızdan hiçbirinin ailesi şikâyetçi olmadı.
Yetkililere göre, binada bir tarikatın kaçak Kuran kursu vardı. Patlamadan sonra acilen bir dilekçe uydurup “İngilizce kursu” süsü vermeye çalışmışlardı.
Ailelere soruldu:
“Görmedik, duymadık, söylemeyiz” tarikatı, “derin” bir suskunluğa büründü.
Sadece biri, “Bizim kızlarımız baleye gitmedi ya… Onlar şehit oldu” diyerek asıl mesele’yi ağzından kaçırdı.
Enkaz altından, tarihi “Bale kursu-Kuran kursu” rekabeti çıkmıştı.
Ve tarikatı ele vermeme direnci, aileleri, diri diri toprağa gömülen kızlarının hesabını sormayacak kadar körleştirmişti.