May 8 2011

Sayın Bin Ladin

ABD’nin en tehlikeli teröristi Bin Ladin, yakalandı. Türkiye tarafından tufaya getirilerek paketlenen Bin Ladin, gözlerine koli bantı yapıştırılıp, Amerikalı subaylara teslim edildi. Özel uçakla ABD’ye götürüldü, San Fransisco körfezindeki Alcatraz Adası’na yerleştirildi.

Amerikan ahalisi “bu herifi niye besliyoruz” diye mırın kırın etti, ancak, Türkiye’nin “aman ha, kılına zarar gelmesin, kullanın, faydalanın” şartıyla ABD’ye teslim ettiği ortaya çıktı. Kerizlendiğinin farkına varamayan Obama “bunu niye bize verdiler, hâlâ bilemiyorum” dedi.

Bin Ladin güya idama mahkûm edildi. Ahalinin gazı alındı. Akabinde, AB’ye uyum çerçevesi ayaklarıyla ABD’de
idam cezası kaldırıldı. Nezle bile olmasın diye, tam teşekküllü hastane tahsis edildi. AB tebrik
etti, en geç 356 sene sonra ABD’nin AB’ye alınacağını açıkladı.

Tora Bora dağlarındaki kampındayken bol bol röportaj yapıp, sempatik gösteren Amerikalı yurtsever (!) gazeteciler, bu sefer, Bin Ladin’i Alcatraz Kuşçusu ilan etti. Yüreği insan sevgisiyle dolu bu masumun, insanlık dışı şartlarda yaşadığını yazdılar. Hatta bi tanesi “Bin Ladin’i maaşa bağlayıp, Miami Paşası yapalım” dedi. Bunun üzerine Alcatraz Adası tepeden tırnağa tefriş edildi, voleybol sahası tesis edilip, avukatlarına sıfır kilometre gemi alındı.

› Gönderiyi okumaya devam et


Mar 10 2010

Köy, çoktan görünmüştü ama…

Kimse ah vah çekmesin, köy çoktan görünmüştü. Obama ve takımı göreve gelmeden önce verdiği vaatleri icraata koyuyor. Bu açık bir gözdağıdır.

President-elect / Seçilmiş başkan Barack Obama:
“The Armenian Genocide is not an allegation, a personal opinion, or a point of view, but rather a widely documented fact supported by an overwhelming body of historical evidence. The facts are undeniable… America deserves a leader who speaks truthfully about the Armenian Genocide and responds forcefully to all genocides. I intend to be that President.”

“Ermeni soykırımı, bir itham, kişisel bir düşünce, veya bir bakış açısı değil, ama tarihin ezici yapısı ile desteklenen, geniş ölçüde belgelenmiş bir gerçek. Gerçekler, inkar edilemez… Amerika, Ermeni soykırımı hakkında doğru konuşan ve kuvvetli bir şekilde bütün soykırımlara yanıt veren bir lideri hak eder. Ben, o başkan olmayı hedefliyorum.” (19/1/08)

Vice President-elect / Seçilmiş başkan yardımcısı Joe Biden:

“Recognition by the United States of the Armenian Genocide is not the final goal. The real goal is the recognition of Turkey - of the Turkish Government ’s of the Armenian Genocide and the establishment of a common Turkish-Armenian understanding of the events and tragedy that took place,” stated Sen. Biden. The real goal is the recognition of Turkey, of the Turkish Government, of the Armenian Genocide and the establishment of a common Turkish-Armenian understanding of the events and tragedy that took place.”

“Ermeni soykırımının Amerika Birleşik Devletleri tarafından tanınması, son amaç değildir. Gerçek amaç, Türkiye’nin soykırımı tanıması ve tarihte yer edinen bu olay ve trajedileri müşterek Türk Ermeni uzlaşması ile tespit edilmesidir.” Senatör Joe Biden (29/07/08)

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 25 2008

Soykırım Tasarısı ABD Kongresine neden gönderilmedi?

10 Ekim 2007′de “Ermeni Soykırımı Tasarısı”, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde 21 hayır, 27 evet oyu ile kabul edilmişti.
Ancak, Tasarı, onay için Kongre’ye gönderilmedi.
Bizim Amerikancı basın, bunu bir başarı olarak değerlendirdi, “ABD yönetimi Türkiye’yi darıtmak istemiyor” gibi söylemlerle Amerika’yı şirin göstermeye devam etti.

Halbuki, ABD yönetiminin bir amacı vardı.
Dışişleri Bakanı Rays (Rice) ve Savunma Bakanı Geyts (Gates)’in Kongre’ye gönderdikleri mektubun satır arasında bu amaç açıklanmıştı.Amerikancı basınımızın atladığı (!) bu mesajda, Rays ve Geyts, “Amerikan yönetimi olarak Türkiye’ye daha ileri düzeyde adım attırmak üzere olduklarını; Tasarının Kongreye gelmesinin bunu engelleyeceğini” şöyle ifade ediyorlardı:

“Bu Tasarının kabul edilmesi, Türkiye ile Ermenistan arasındaki uzlaşmayı destekleme ve Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde etnik Ermenilerin başına gelen bu trajik olayları daha ileri düzeyde tanıması yönündeki ABD çabalarına zarar verecektir”

› Gönderiyi okumaya devam et