Akepeci Değilim amma…
Tanrının en büyük yalanı olduğuna inandırmasıdır.
Tanrıyı sahibinden ihtiyaçtan yaratan ve bundan maddi, manevi çıkarı olan insanların uydurduğu kutsal demliktir hakkındaki organize şebekenin doğduğumuzdan beri kulağımıza üflediği hikayeler. Ayrıca olumsuzdan tanrıyı olumlamayı sağlayan negatif çakal şeytanın en büyük yalanı olmadığına inandırmaktır.
Şeytanın takiyyeci avukatları da vardır, açıkça, mertçe savunanı da. Son yıllarda uydurduğum hayal kahramanı hz. Makyavellah Hocaefendi’nin de kendi gibi hayal mahsulü pırıl pırıl, nur yüzlü takiyullah şakirdleri olsa böyle savunurdu sanırım. Hayali cihane değen hayali canlarım benim.
Bir de gariban Makyavelin aklına gelmeyecek yöntemlerle, laf oyunlarıyla şeytana dava vekilliği yapanlar vardır ki, bu kendine cinlerin numaraları ikinci laflarında belli olur.
Seçim yaklaşıyor. adaylar hakkındaki buralar da dahil olmak üzere internet sitelerinin yorum sayfalarına göz atarsanız apayrı bir insan türüne rastlarsınız. Söylem şudur:
“Akeepeyi sevmem, dinle de işim olmaz, evimin kapısında her daim boş bira şişesi bulunur, hatta vallahi de billahi de liberalim, ammaaa Melih başganım çok iyi çalışıyor, bu seçimde ilk defa AK Partiye vereceem”
Bu pohun laciverd kazaklısının söylemi de:
“Fethullahçı değilim, hatta sevmem amaa adam çalışıyor aaabii, süffer bir adam aslında. Hem noolmuş Amarikanyadaysa? İmana getirecek kefereyi, senin aklın ermez bu başka hesap, ışık evinde bulduk biz bu kemali”
İşte ampul cinimiz budur. Hatta işte o cin! bir çok taktikten biri de zalimi cilalayıp mazlum diye pazarlayan mazlum dili ve edebiyatı öğrencileridir. Arkadaşın youtube’un gizli yasaklanma sebebi olan “sinsice sızın, zamanı gelince ayarlarız sistemin dilini hicazcaya” laflarını cesurca perdeler, “o cici aslında, bakmayın dişindeki kana”..

