Hrant Dink Anısına
Sivas’tan Fransa’ya göçmüş yaÅŸlı bir Ermeni kadın “toprağından yol geçecek,gel” çaÄŸrısı üzerine Sivas’a gelmiÅŸ yeniden…
80 yaşın yorgunluğuyla döndüğü topraklarda vefat etmiş.
Telefonla kızını aramışlar hemen; cenazeyi alması için…
Kızı, “Bekletmeyin, toprağına gömün hemen” demiÅŸ ve eklemiÅŸ:
“Su çatlağını buldu.”
Gözleri yaÅŸarmıştı bunları anlatırken…
Sonra, “‘Türkiye’nin toprağında gözünüz var’ diyorlar ya” demiÅŸti:
“Evet,gözümüz var bu vatanın toprağında… Ama koparıp götürmek için deÄŸil, en dibine gömülmek için…”
İşte o gözünü diktiÄŸi yere, ölesiye sevdiÄŸi, terk etmediÄŸi için de kurban edildiÄŸi bu toprakların kanlı sinesine yatırıyoruz Hrant’ı…
*Alıntı: Can Dündar -Yakamdaki Yüzler-
Kurşunların ancak kişileri susturabildiği, düşünceleri susturamadığı bu dünyada, demokrasiye inandık ve inandıklarımızdan da vazgeçme niyetinde değiliz.
Kaybettiğimiz, demokrasiye giden bir yoldu sadece, umarız, yenilerini bulmak çok uzun sürmez.
Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz.
(İnsanlık ölmediği sürece, ben hala Hrantim, ben hala Ermeniyim.)
Ve 19 Ocak’ta, öldürüldüğü yerde, aynı saatte, O’nun için, aydınlık bir Türkiye için, tetikçisine deÄŸilde, gerçek katillerine ulaÅŸmak için, İstanbul’da buluÅŸmak üzere.
