Şub 10 2010

Düşünün Lan

Düşünün.
Bugün 1700 kalori yaktığınızı ve vermeniz gereken 26 kilo olduğunu düşünün.
Koşmanız gereken bir maraton olduğunu ve sol bacağınızın olmadığını düşünün.
Göç yolunu unutan bir kuş olduğunuzu düşünün. Gökyüzünden süzülerek düştüğünüzü düşünün.
Dönmemek üzere uzak bir yere gideceğinizi ve arkanızda bıraktığınız tek kişinin aslında sizi tanımadığını düşünün.

Masum olduğunuz halde idamla yargılandığınızı düşünün.
Günde 14 saat çalıştığınızı, emeğinizin ederinin tek somun ekmek olduğunu fakat isyan hakkınızın olmadığını düşünün.
Bir barış elçisi olduğunuzu ve yol kenarında tecavüze uğradığınızı düşünün.
Aktivist olmadığınız halde coplar altında ezildiğinizi düşünün.
En kötü ihtimalle önünüzde yaşayacağınız 40 yıl olduğunu ve Kamboçya’da bir mayın tarlasının ortasında olduğunuzu düşünün.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 16 2009

Adam Aranıyor!

Üniversitelere yapılan rektör ve dekan atamalarını eleştirirken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün göreve geldiği günden beri ilk kez opera ve bale izleyeceği bildirildi.

*Alıntı : Penguen

Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne Abdullah Gül en az oyu alan adamı atamıș.
Niye bu adam?
Çünkü Yüksek Öğretim Kurumu bașkanı olacak adam onu bașa mı yazmıșmıș ne. Tam da kendisinin oraya atanması gibi.
Șimdi bunlar nasıl adamlar diye sorulabilir?
Bunlar bizim binlerce yıldır atalarımızın bize anlatmak istediği adamlar gibi
adamlar değiller kușkusuz.
Kendilerine göre adamlar.
Adem kırıntıları demek daha doğru olabilir.
Bunlar, bir de dr, doçent, prof gibi ünvanlar tașımaktalar. Güya ‘bilim
adamları’. Adem kırıntısından da ‘bilim kırıntısı’ beklenebilir, fazlası değil.
Anadolu Üniversitesinde bir tek adam kalmıș olsa, takma bacağını söküp atan gazi gibi o da cüppesini çoktan üniversite çıkıșındaki çöp sepetine atardı.
Ancak onlar atamazlar.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 10 2009

İnsan Hakları

10 Aralık! Bugün “İnsan Hakları Günü”. Polisin kafası attığı zaman insanları elindeki copla patakladığı, elindeki silahla öldürdüğü; birkaç zorbanın, yüzlerce insanın bulunduğu bir eğlence yerinde bir kadını saçlarından sürükleyerek kaçırdığı; Başbakan’ın kendisini ne olduğu belli olmayan bir davanın savcısı olarak ilan ettiği; onlarca insanın yargılanma hakkından yoksun bırakılarak mahpus damında tutulduğu; azınlık haklarının lütuf sanıldığı bir ülkede insan haklarından söz etmenin tuhaflığını biliyorum.

Önsöz
İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,
İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları oralak ilan edilmiş bulunmasına,
İnsanin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına,

› Gönderiyi okumaya devam et


Kas 2 2009

Geçmiş zaman olurki

Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer’ derler…
Geçmişteki olumlu ya da olumsuz olaylar, tatlı ya da hüzünlü anılar, anlayana önemli derstir.
Başbakan Tayyip Bey bugün, demokrasiden, laiklikten, cumhuriyetten, her şeyden bol bol bahsediyor, nutuklar çekiyor.
Peki, eskiden neler diyordu? İnsan hafızası zayıftır. Hele bizim gibi ülkelerin toplumsal hafızası daha da zayıf… Hani “balık hafızası” dedikleri cinsten… Zayıf mı, zayıf!

Hulki Cevizoğlu, 1994 yılında HBB televizyonunda yaptığı sohbetleri kitap halinde yayınlayarak eski günleri anımsattı.
“Geçmiş Zaman Olur ki…” adlı kitapta ilginç söyleşiler var. Hele bir tanesi var ki, özellikle üzerinde durulmalı…

› Gönderiyi okumaya devam et


Eki 17 2009

Polis Baskısı

İTO’dan Demirdizen, polisin baskısı, olumsuz çalışma koşulları ve doktorların adli belgeleme konusunda deneyimsizliğinin sorun olduğunu söyledi. Ayağı kırılan gence sağlam raporu veren doktor, başvuru olursa soruşturulacak.

“Polis, sağlık raporu için getirilen şüphelinin muayenesinin yapıldığı ortamda bulunamaz. Ama genellikle emniyet görevlileri güvenliği gerekçe göstererek ya odadan çıkmıyorlar ya da hekimler üzerinde baskı kuruyorlar. Tehdit ya da aynı yerde görev yapmanın getirdiği baskı da cabası.”
Avcılar’da bir parkta içki içtiği gerekçesiyle polisin saldırdığı gence beyin kanaması geçirmesi ve bacağı kırılmasına rağmen gözaltına alınınca götürüldüğü hastanede “darp izi yoktur” raporu verildi.
İstanbul Tabip Odası (İTO)genel sekreteri Hüseyin Demirdizen, bianet’e, işkencenin önlenmesi için ciddi bir koruma sağlayan adli hekimlik uygulamasının olumsuz çalışma koşulları ve hekimlerin bu alanda yeterli donanıma sahip olmaması nedeniyle aksayabildiğini söyledi.

› Gönderiyi okumaya devam et


Eyl 10 2009

Trt yeniden!

TV’lerde ramazan programları
“Ne yazık ki çağdaşlık ve iyi öğüt örnekleri yok”

TOPLUMUMUZDA ramazan ayının ibadet, yardımlaşma, geleneksel eğlenceler ve sanat faaliyetleri bakımından özel bir yeri vardır. Günümüzde eğlence ve sanatın sergileneceği en yaygın iletişim aracı olarak televizyonlara ve özellikle de, olanaklarının genişliği bakımından TRT’ye baktığımızda bu yıl için neredeyse hiçbir hazırlık yapılmadığı ve ekranları birtakım din adamı kimlikli tanınmamış kişilerin kapladığı görülmektedir. 21. yy insanına hitap etmeyen ve güvenilirliği kuşkulu olan bir yığın hadisler ve menkıbeler, hikâyeler, hurafeler anlatılmakta, topluma katkı sağlayacak çağdaş, aydınlık düşüncelere, öğüt ve örneklere ne yazık ki rastlanmamaktadır.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ağu 5 2009

Deniz Feneri 3

Vurgun Dosyası Kime Takıldı? – Yeni Çağ – 08 Ocak
Almanya`da `asrın bağış yolsuzluğu` olarak nitelenen ve hapis cezalarıyla sonuçlanan Deniz Feneri e.V dosyasının aylardır Türkiye`ye gelememiş olması, `engelleme` şüphesi doğuruyor!

Deniz Feneri Dosyası Ortada Yok – Yeni çağ - 13 Ocak
Almanya`da `asrın bağış yolsuzluğu` olarak nitelenen Deniz Feneri e.V dosyası, Türkiye`ye gelemiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, `Davaya ilişkin dosya, elimize ulaşmadı`…

› Gönderiyi okumaya devam et