Oca
23
2012

Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, demokrat bir Türkiye’nin yılmaz savunucusu, devrimci, hep emekten yana olan, hep araştıran ve sorgulayan gazeteci Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü otomobiline konan bomba ile inandığı degerler uğruna öldürüldü. O, yıllar önce yazdığı bir yazıda, “Bir gün” demişti, “Sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak. ey halkım. unutma bizi.” Haydin, hep beraber bu sene o yankiı biz olalım, en azından, katilini bulamamiş olsak ta, diışarda O’nun ve düşüncelerinin arkasında olduğumuzu üzerine basa basa belirterek, bu ülke ve düşünce özgürlüğünü savunduğu için, geleceğimiz için, ufak bir şekilde de olsa O’nun yanında, O’nun fotoğraflarıyla, O’nun kitaplarıyla, O’nun düşünceleriyle, bu sefer sesimizi, karanlıkta yer alan, içimizde ki düşmanlara haykıralım, unutmadığımızı, unutmayacağımızı belli edelim. gözlerimizi açalım artık, farkına varalım oyunların, boşvermeyelim ve bize kalanlara sahip çıkalım.
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi…
› Gönderiyi okumaya devam et
1 yorum var |
Etiketler: 24 ocak 1993, ey halkım unutma bizi, uğur mumcu
Gönderi kategorisi : Hatırlıyor Muyuz?
Nis
30
2011
Yanmış, yıkılmış bir ülke.
Üretimden uzak tutulmuş bir halk.
Teknolojinin “T” sinin bulunmadığı geri kalmışlık.
Sanayi sıfır, fabrika yok!
Okul yok, öğretmeni yok!
Okuma, yazma bilenlerimiz parmakla sayılacak kadar az!
Her bir yanımız karanlık.
Düşünce karanlık, yaşam karanlık, gündüzümüz karanlık, gecemiz karanlık!
Kadınlarımızın adı yok!
Toprak, anadan, atadan görüldüğü gibi ekilip biçiliyor!
İnsanımız aç, toprağımız aç, bilim-teknik sıfır!
Halk, sersefil!
Cahillik, dört bir yanımızı sarmış!
Beyinleri, din tacirleri tutsak almış!
Bağnazlık, tutuculuk, hurafe diz boyu!
Sağlık, hocanın “nefes”inde, muskaya bağlanmış, “şifa” hacıların dilinde ticarileşmiş!
Dişi ağrıyan berbere, kulağı çınlayan “dede”ye, başı ağrıyan tekkeye gidiyor!
Köy’de ağa, kentte hilebaz, düzeni kurulmuş!
Emek sömürülüyor, cahillik sömürülüyor, “saflık” sömürülüyor!
Hak-Hukuk güçlünün elinde!
› Gönderiyi okumaya devam et
Yorum yok |
Etiketler: köy enstitüleri
Gönderi kategorisi : Hatırlıyor Muyuz?, Kategori Dışı
Şub
24
2011
Beş ay oldu.
Referandum geçeli…
Demokrasinin beş’iği olacağız demişlerdi…
Bakalım hele, şu beş’ikteki nurtopuna!
“Sen evet de, Kenan Evren’e hesap soracağız” dediler. Tık yok. Üstelik, Evren’in maaşına zam yaptılar. Senin maaşına 20 lira zam yaptılar, Evren’e 900 lira, 12 bin küsur lira oldu maaşı… Nasıl hesap, iyi di mi? Aha dün, Kenan Evren’in avukatı AKP Milletvekili çıktı.
“Sen evet de, kadınları koruyacağız” dediler. Ağzını burnunu kıran, baltayla tehdit eden kocasına karşı yalvara yalvara koruma isteyen kadının talebi reddedildi, delik deşik ederek öldürdü kocası, göğsünden girip sırtından çıkan 26 santimlik bıçağın, öldürücü olmadığına karar verildi. 16 yaşındaki kızı 37 yerinden bıçaklayıp, kafasını testereyle kestikten sonra buzdolabına koyan manyağa müebbet verilmişti, serbest bırakıldı. Kadıncağız, eski kocam ölümle tehdit ediyor koruyun beni lütfen diye dilekçe verdi, seyrettiler, 14 kurşun sıktı adam.
“Sen evet de, çocukları daha fazla koruyacağız” dediler. Polis, suratına gaz sıkıp, yerlerde tekmeleye tekmeleye bebeğini düşürttü hamile kızın.
› Gönderiyi okumaya devam et
Yorum yok |
Etiketler: 2011 seçimleri, beş
Gönderi kategorisi : Akp İktidarı, Güncel Konular, Hatırlıyor Muyuz?
Oca
6
2011
Atatürk’ten İsmet Paşa’ya
“SEVGİLİ Paşam, Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.
Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Başdelegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.
Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz.
Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda.
Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.
› Gönderiyi okumaya devam et
Yorum yok |
Etiketler: ismet paşa, mka
Gönderi kategorisi : Hatırlıyor Muyuz?, Mustafa Kemal Atatürk
Kas
24
2010
Yıllardır gerçek düşüncelerinin ne olduğu değil de soyut sevgisinin işlendiği, açıktan karşısında olmaktansa içinin boşaltılması için uğraş verilen ve bizlerinde hala “Atatürkçülük mü?”, “Kemalizm mi?” ya da “Kemalizm bir yaşam biçimi mi yoksa bir ideoloji mi?” diye birbirimizi yemekten gerçek düşmanları ile mücadele etmeye fırsat bulamadığımız, Kemalizm’in özünden uzak kısır bir döngü içinde bocalayıp duruyoruz.
Emperyalizmin ülkede kavram kargaşası yaratarak, sağladığı bu faydayı içimize sindirmemiz olanaklı mı?
At iziyle it izinin birbirine karıştığı bugün ki ortamı yaratan işbirlikçilerin ve içimizdeki aymazların Cumhuriyetimizi getirdiği nokta hepimizi kahretmektedir. Yönetim biçimimizin adı teokrasi olmasa da teokrasi yandaşları tarafından yönetildiğimiz kesinlikle yadsınamaz.
Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun en büyük eserim dediği Cumhuriyet kimlerin elinde bu hale geldi, kimleri gördü ?
Ülkemizi küçük Amerika hayalleri ile oyalayıp, her sokakta bir milyoner yaratacağım diyerek emperyalizme kucak açanları gördü.
İktidarını cehalet ve irtica’ya taviz vererek sağlayan, dün dündür bugün bugündür felsefesinin sahibi olan, kendi milyonerleriyle kasaba politikası yaparak, o zamanlardan bugünlerin koşullarını hazırlayan akbabaları gördü.
Atatürk adına yönetime el koyup netekim, aydın ve aydınlık beyinleri katlederek, irtica’yı devletin bünyesine yerleştiren ABD’nin çocuklarını gördü.
Tarikatlar ile işini bilen memurlarının ve iş bitirici prenslerinin desteği ile Anayasayı delmeyi beceri sayan, Emperyalizm adına yeni dünya düzeninin Türkiye deki uygulayıcılarını ve yolsuzlukların mimarını gördü.
› Gönderiyi okumaya devam et
Yorum yok |
Etiketler: 24 kasım, öğretmenler günü, unuttuk
Gönderi kategorisi : Güncel Konular, Hatırlıyor Muyuz?