Anneler ağladığında
Şehit anneleri ağladığında, o gözlerden akan yaşların bir sorumlusu vardır.
Bu ahlaksız, kirli, kanlı ve acılı ortamları yaratanlar ve sürdürenler, her damla gözyaşının sebebidir…
Ve en azından bir damla size düşer…
Bir damla bana…
Güzel bir dünya için hiçbir talebimiz olmadı:
Hukuk…
Demokrasi…
Çağdaşlık…
Bağımsızlık…
Medeniyet…
Ne bu soytarılaştırılmış demokrasiye bir tepki, ne hukuk talebi, ne bağımsızlık derdi, ne çağdaşlık isteği…
Bir millet vardı sadece; kadere razı..
Sessiz, yönsüz…
Bağımsızlıkta; duygularını Kurtlar Vadisi’ne kaptırmış, Polat Alemdar’la gururlanan bir toplum…
Hukuk; iş bitirici avukatların elinde olan bir şeydi her zaman…
Medeniyet; bir cep telefonu ile bir Japon arabasının arasındaydı…
Demokrasi; bir torba nohut ile yarım ton kömüre endekslendiğini görmedik mi?..
Çağdaşlık:
Bu toplum tarafından seçilmiş devlet adamlarının aile fotoğraflarına baktığınız zaman… Ve gözümüz Arabistan’a benzeyen sokaklara takıldığında, anlarsınız, bu hangi çağdır?..
Böyle bir toplumun hak ettiği yerdir burası…
Burada analar ağlar…
Ve hak edilen devletin ve devlet adamlarının, kara yazgı karşısında aciz, beceriksiz, yetersiz kalışının sonucudur o gözyaşları…
Eğer yedi devlete karşı savaşmış ve kazanmış bir ulus, bir avuç eşkıya ile başa çıkamıyor, çocuklarını veriyorsa…
Basiretsiz, bağımlı, kişiliksiz politikaların ve o politikalara yol veren milletindir suç-günah…
Hepimizin payı vardır o gözyaşlarında…
En azından bir damla size düşer…
Bir damla bana…
*Alıntı : Hürriyet






