Ara 23 2009

Kapatma Davası

DTP, kapatıldı!
Hazine, partinin mallarına el koymasına karşın 200 bin liralık borcunu ödeyecek!

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 21 2009

Kanalı boş bulmuşken

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici Başbakan’dan boş kalan bir kanalda bir fırsatını bulup devletin resmi rakamlarıyla iktidarın karnesini döküyor ortaya.

Son iki yılda karşılıksız çeklerde inanılmaz bir artış var. Bugün cezaevlerinde yatanların yüzde 47’si karşılıksız çekten içerde. Bu kadar insanın hepsi dolandırıcı mı? Kuşkusuz değil. Bunların çoğu iktidarın uyguladığı ekonomik modelin kurbanı.

(Karşılıksız çek veren insan sayısı 1.5 milyon)
Protesto olan çeklerin tutarı ise 3 milyar dolar.
64 bin işyeri kapandı.
İşsizlik ise facia: Yüzde 13.4.
AKP iktidarı devraldığında yüzde 10.2′ydi.

Son bir yılda 930 bin kişi işsiz kaldı.
Genç işsizlerin oranı yüzde 30′a yakın.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 16 2009

Adam Aranıyor!

Üniversitelere yapılan rektör ve dekan atamalarını eleştirirken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün göreve geldiği günden beri ilk kez opera ve bale izleyeceği bildirildi.

*Alıntı : Penguen

Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne Abdullah Gül en az oyu alan adamı atamıș.
Niye bu adam?
Çünkü Yüksek Öğretim Kurumu bașkanı olacak adam onu bașa mı yazmıșmıș ne. Tam da kendisinin oraya atanması gibi.
Șimdi bunlar nasıl adamlar diye sorulabilir?
Bunlar bizim binlerce yıldır atalarımızın bize anlatmak istediği adamlar gibi
adamlar değiller kușkusuz.
Kendilerine göre adamlar.
Adem kırıntıları demek daha doğru olabilir.
Bunlar, bir de dr, doçent, prof gibi ünvanlar tașımaktalar. Güya ‘bilim
adamları’. Adem kırıntısından da ‘bilim kırıntısı’ beklenebilir, fazlası değil.
Anadolu Üniversitesinde bir tek adam kalmıș olsa, takma bacağını söküp atan gazi gibi o da cüppesini çoktan üniversite çıkıșındaki çöp sepetine atardı.
Ancak onlar atamazlar.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 10 2009

İnsan Hakları

10 Aralık! Bugün “İnsan Hakları Günü”. Polisin kafası attığı zaman insanları elindeki copla patakladığı, elindeki silahla öldürdüğü; birkaç zorbanın, yüzlerce insanın bulunduğu bir eğlence yerinde bir kadını saçlarından sürükleyerek kaçırdığı; Başbakan’ın kendisini ne olduğu belli olmayan bir davanın savcısı olarak ilan ettiği; onlarca insanın yargılanma hakkından yoksun bırakılarak mahpus damında tutulduğu; azınlık haklarının lütuf sanıldığı bir ülkede insan haklarından söz etmenin tuhaflığını biliyorum.

Önsöz
İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,
İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları oralak ilan edilmiş bulunmasına,
İnsanin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına,

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 6 2009

Yandaşvizyon

Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Enis Berberoğlu köşeli tespitlerden, erken teşhislerden kaçınan, her zaman ihtiyatlı düşünen ve yazan bir meslektaşımızdır. Dünkü yazısı o yüzden dikkat çekiciydi… Enis yazısında diyordu ki: “Türkiye 12 Eylül’den bu yana en ciddi darbe tehlikesini yaşıyor. Üniformasız olduğu için kimileri demokrasi dalgası sanıyor…”

Kamuoyu beş yıl önceki darbe söylentileriyle oyalanırken AKP’nin sivil darbesi her gün biraz daha göze batıyor. Her gün bir başka tezahürü görülüyor… Anayasa’nın grup kararıyla seçilmesini bile antidemokratik bulduğu Meclis Başkanı’nı Başbakan bizzat seçiyorsa…

Başbakan’a karşı her ülkede görülebilecek tip protestoda bulunan altı genci polis kelepçeleyerek götürüyor, 13 saat gözaltına tutuyorsa… Bir ağır ceza yargıcı “Cumhurbaşkanı yargılanmalı” dedi diye telefonları dinlenerek kovuşturuluyor ve mahkûm edilmeye çalışılıyorsa… Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir üyesi, gizlice fotoğraflanarak şantaja uğruyorsa… Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili gizlice dinlenerek tehdide maruz kalıyor…

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 1 2009

Düşünce Suçluları

“…Kafalarında seçim sandığı taşıyan siyasetçiler unutulacak;
Aydınlara, sanatçılara en acımasız şekilde ceza verenler unutulacak;
Devlet adına yol kesen eşkiya unutulacak;
Beyinlere dikenli tel dolayanlar unutulacak;
Devlet başkanları unutulacak;
Kırmızı plakalı arabalara tırmanmış başbakanları unutulacak;
Bakanlar unutulacak;

› Gönderiyi okumaya devam et