Tem 26 2009

Baba, beni okula gönderme!

Babacığım,

Bu mektubu beni okuldan alman için yazıyorum. Çünkü çok korkuyorum.
Bize her gün içinde bol bol ölüm, kan, savaş geçen marşlar, şiirler okutuyorlar. Bir sürü arkadaşım üstlerine asker kıyafeti giyip eline silah alıyor. Her sabah okula gitmeye korkuyorum iyice. Niye olduğunu tam anlamadım, ama bize sürekli ölmemiz gerektiğinden, birilerini öldüreceğimizden bahsediyor.

Baba, her gün kanla yıkanan bayraklardan ve topraklardan bahsediyorlar. Bizi alıp bir yerlere götürüyorlar, orada sürekli tek sıra yürüyerek bağırmak zorunda olduğumuzdan söz ediyorlar.

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 24 2009

Kemalizm ve İçimizdeki AB

(Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi , Aydınlık dergisi , Radikal gazetesi ve mudafaai-hukuk dergisi tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek yayınlanamamıştır.- yazar dip notu.- )

Bu makale, aslında itiraf etmek gerekir ki, biraz zamansız yazıldı. Ne “sağ”cıların, nede solcuların hatta anadan babadan kalma yöntemlerle “solculuk” yapan “sahte sosyalistlerin” üzerine alınması ve de “anlaması” beklentisi içinde değiliz.

Gelecekte, “Mülkiyeden” (!) birileri çıkar da “Gerçek Kemalist’lerin akılları neredeydi denildiğinde, vereceğimiz bir cevabın olması açısından bu makalenin sadece kayıtlara girmesi temel amacım. İşte o zamana kadar, önce ‘Atatürk’ yerine “Mustafa Kemal”, sonra da “Atatürkçülük” yerine “Kemalizm” kavramını kullanmaya devam edeceğim. (Hem biçim, hem de içerik olarak! ).

Önce 1923 Kemalizm Tanımlaması:
Kemalizm ;, Aydınlanma döneminin ürünü olan sağ ve sol evrensel değerleri aynı anda kapsayan ve her iki değerler kümesini tek bir ulusal devlet potasında içselleştiren, anti emperyalîst (bağımsız) yeni bir paradigmanın adıdır.

Kemalizm “Demokrasi” yerine rahatlıkla kullanılabilir.
Kemalizm, Türk devriminin bir ürünü olup, döneminin çok ötesinde “akılcı”(pozitivist) paradigmayı da içeren bir “üst bilinç” devrimidir.
Kesinlikle, Kemalizm bir üçüncü yol olması nedeniyle Sosyalizme (salt sosyalizm) eşlenemez ve de indirgenemez.

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 18 2009

Bonus Sistemi

İstanbul’un yeni Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, emniyette bonus sistemi uygulamaya sokuyor. Yakaladığı suçlu ve kestiği ceza başına bonus kazanacak olan polislerin, kazanacakları bonus puanlar için sokaktan geçen vatandaşı toplamalarından ve sürekli ceza kesmelerinden korkuluyor.

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 15 2009

Tüm hakları elinden alınıyor!

İşçilerinde tüm hakları elinden alınıyor bir gece yarısı operasyonuyla….

Özel istihdam bürolarıyla ilgili yeni yasa, işverenin işçi kiralamasına dönük yeni bir dönemi tartışmalarla beraber başlatacak…

Hükümetin işsizliğe karşı hayata geçireceği Özel İstihdam Büroları tartışma yarattı… Yeni yasa ile bürolar işçilerle geçici iş sözleşmesi yapıp onu rızası olmadan istediği şirkete kiralayacak…

İşçi kiralayan işveren, işçiye karşı hiçbir sorumluluk taşımayacak. Muhalefet, Özel İstihdam Bürolarının modern kahvelere döneceğini belirterek uygulamaya tepki gösterdi..

Özel istihdam bürolarıyla ilgili yeni yasa, işverenin işçi kiralamasına dönük yeni bir dönemi başlatacak. Güvenlik ve temizlik şirketleri ile başlayan taşeronluk ilişkisi, özel istihdam büroları ile daha geniş kapsamlı bir uygulmaya dönüşecek. Böylece kadrolu istihdam oranı azalacak.

Yeni yasa ile özel istihdam büroları, işçi ile ‘geçici iş sözleşmesi’ yaparak, onu istediği işverene kiralayacak. Özel istihdam bürosu, işçisini devredeceği işverenle sözleşme imzalayacak.

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 10 2009

Trt’den Oruç Skandalı

TRT Çocuk kanalında sabah ve akşam yayın kuşağında yayımlanan “Arthur” adlı çizgi filmde, orucunu bozan çocuğun “yüz karası” olduğu mesajı verilmesi dikkat çekti. “Oruç tutmak, yemek yemek kadar kolay” diyerek oruç tutmaya başlayan çocuk ilerleyen saatlerde açlığa dayanamayarak pizzayla orucunu bozunca gökyüzünde beliren kanatlı bir melek, “Artık küçük prensesim değilsin. Sana yüz karası diyeceğim” diyerek çocuğu azarladı.

Siyasi tartışma programları başta olmak üzere pek çok yayını tartışmalara neden olan TRT’nin çocuk kanalı da bir skandala imza attı. Gündüz ve akşam yayın kuşağında yayımlanan “Arthur” adlı bir çizgi filmde önceki akşam çocukların oruç tutma gerekliliği ve ilk kez tuttuğu orucunu bozan çocuğun yaşadıkları, çocuk psikolojisine uzak bir dille anlatıldı.

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 7 2009

Gelecekteki Türkiye

Bir çocuğun büyümesini, anası babası zor fark eder.
Çünkü çocuk her gün gözlerinin önündedir ve bir günden ertesi güne değişiklik olmamaktadır.
Çocuk hep aynı gibidir. Ama aynı çocuğu bir yaşında gören kişi dokuz yıl sonra gelip de onun on yaşını sürdüğünü gördüğü zaman gözlerine inanamaz.
Ve çocuğu tanıyamaz.
Ülkeler için de durum böyle.
Her sabah kalkıyoruz, gazeteleri okuyoruz, işe gidip geliyoruz, akşam televizyonda haberleri izliyoruz ve ülkedeki büyük değişimi fark edemiyoruz.
Her şey aynıymış gibi geliyor. Oysa, Türkiye büyük bir hızla değişiyor, dönüşüyor, bambaşka bir ülke haline geliyor.
Bunu anlamanın en kestirme yolu, ülkeyi üç beş yıldır görmemiş birisinin tanıklığına başvurmaktır.
İnanın bana, bütün samimiyetimle söylüyorum; bir süre sonra Türkiye iyice tanınmaz hale gelecek.
Siz bile şaşıracaksınız.
Peki bu değişimin yönü ne?

› Gönderiyi okumaya devam et


Tem 2 2009

Bir Yıldönüm

Zaman gazetesi, Sivas katliamının yıldönümünde yaptığı haberde çıkan olaylardan sıradan bir yangınmış gibi bahsetti.

› Gönderiyi okumaya devam et