Oca 29 2009

Bu ülke hangi ülke?

Şu fıkrayı bilirsiniz değil mi; Hani adamın teki sokağa çıkmış avaz avaz memlekete sövüyor.
- Ben bu memleketi soyana da, satana da, hortumcuya da…!!*?*!?*?*!!
Sonunda tutuklanır ve karakola çekilir. Komiser:
- Sen memleketimize küfretmişsin, hakaret etmişsin. Bu suçtur..vs. vs deyince, küfreden adam:
-Valla Komiserim ben memleketime hiç küfür eder miyim? Ben başka bir memlekete küfür ediyordum, der. Komiser bakar ve
- Det get Teres, ben hangi memlekete küfür edileceğini bilmez miyim? Der.
Bir Politikacının “Ak’çeli Hesabı”

Sırdaş Hesap?!
Yer: ?!
Zaman: 2005′in ilk çeyreÄŸi!

› Gönderiyi okumaya devam et


Oca 28 2009

Dört İşlem

Alt kimlik, üst kimlik; haremlik, seramlık; türbanlı, türbansız; helal gıda, haram gıda; alkollü, alkolsüz; inanan, inanmayan; ulema, mahkeme; bizden, onlardan; Akp zihniyeti herşeyi bölüyor!


Oca 27 2009

Devletten çalmayı cihat gören anlayış

Devletten çalmayı cihat gören anlayış Müslümanlık olabilir mi?

Dar-ül harp ve dar-ül İslam! Birincisi, yani dar-ül harp kâfir ya da mürted devlet
demek. Dar-ül İslam ise İslam devleti.
Türkiye’deki gerçek Müslümanlara göre değil ama dincilere göre ülkemiz dar-ül harp,
yani kâfir devlettir!
Peki devlet kâfir ya da mürted olursa ne mi olur?
O devlete atılan her türlü kazık mubah ve hatta cihat hükmündedir!
Örneğin devletten çalmak cihat düzeyindedir ki sevabı da şehitlik mertebesindedir.
Evet yanlış okumadınız, bizdeki sözde İslamcılara göre devleti soymak cenge gidip
gaza yapmak ve şehadet şerbetini içmekle aynıdır.
Öyle, çünkü onlara göre yapılan soygunlar güya Allah adınadır.
Cühela takımı bunu da nerden çıkardığımı sorabilir, ama bilenler biliyor.
Türkiye’deki siyasal İslamcı camiada realite zerre mübalağa etmiyorum aynen budur!
Hayır hayır, dar-ül harbe inananlar da öyle mini bir azınlık değildir.
1970’li yılların başında türetilen İslamcı (!) akımlara mensup olanların tamamına
yakını bu bakışa iman eder!

› Gönderiyi okumaya devam et


Oca 26 2009

Laik Hukuk Ve Cumhuriyet

Atatürk’ün, cumhuriyeti kurarken yaptığı devrimlerden hukuk alanında yapılanlar nedense pek önemsenmez ve görmezlikten gelinir.

Oysa çağdaş uygarlık ülküsüne uygun toplumsal bir yaşam için yeni ve modern bir hukukun uygulamaya konulması gerekiyordu.

Atatürk bu ihtiyacı çok önceden görmüş ve yeni bir ulusla birlikte yeni bir “yurttaÅŸ” kimliÄŸini inÅŸa eden cumhuriyetin hukuk yapısını da buna göre ÅŸekillendirmiÅŸti. Bir bakıma, Avrupa’nın yüzyıllar önce yaÅŸadığı “aydınlanma”nın Türkiye’de yerleÅŸmesi ve toplumda zihinsel bir çaÄŸ deÄŸiÅŸiminin baÅŸarılması için hukuka araçsal bir görev yüklenmiÅŸti.

› Gönderiyi okumaya devam et


Oca 22 2009

Trt reklamları

TRT’nin yayınladığı bir çizgi filmde Zaman gazetesi reklamı yaptığını ileri sürdü.
Nasıl mı oluyor?

Bu işten TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in haberi var mı bilemiyorum ama pekala oluyor, hem de gizli falan değil TRT Çocuk kanalında açık açık Zaman gazetesi reklamı yapılıyor.
Bu tam bir skandal!
İbrahim Şahin’in değilse bile TRT Çocuk kanalı için STV’den getirilip kuruma yerleştirilen yöneticilerin görevden alınmasını gerektirecek kadar büyük bir skandal.
Olayı anlatayım; Bir süre önce yayına başlayan TRT Çocuk kanalında her sabah 08.30’da yayınlanan Ayı Paddington’ın Maceraları adlı bir çizgi film var.
Adından da anlaşılacağı üzere yabancı bir çizgi film bu, Türkçe seslendirme yapılarak yayınlanıyor kanalda.

› Gönderiyi okumaya devam et


Oca 21 2009

Yürek Dediğin

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne:

› Gönderiyi okumaya devam et


Oca 20 2009

Darbe’yi Akp dahil herkes bekliyor!

Sistem tıkandı…
Sisteme lavman olacağı düşüncesi ile “devlet politikası” olarak devreye sokulan “AB masalı”nda da sona geldiÄŸi ÅŸu günlerde; ülkenin her hücresinde bu tıkanmışlığın izleri görülüyor.

Çap eksikliÄŸi ile Tayyip ErdoÄŸan ve AKP bu “tıkanmışlığa” ideal bir kılıf teÅŸkil ediyor fakat sorun çok daha derinlerde.
“Sistemi tıkamak ve tıkanmış sistem üzerinden paradigma deÄŸiÅŸtirmek”
Bu toprakların yıllardır alışık olduğu bir oyun.

1980 öncesi tıkanmışlık ve bu tıkanmışlık bahane edilerek yapılan lavman; Türkiye’nin ekonomik paradigmasını deÄŸiÅŸtirdi ve sisteme aç kapa yapıldığında; iÅŸletim sistemi “serbest piyasa ekonomisi” olarak yenilenmiÅŸti.

Güya “İslamcılığa” karşı olan Genelkurmay ve üzerlerindeki üniformanın ne anlama geldiÄŸinden bihaber generaller Türkiye’de siyasal İslam’ı bizzat elleri ile tesis ettiler.

› Gönderiyi okumaya devam et