Viagra online
XANAXadderall onlineLevitraPuppies for sale
Ara 28 2008

Alevilik Bildirgesi

Bu bildirge, İslamiyetin Türkiye’de yaşayan bir kolu olan Aleviliğin, sorunlarını duyurmayı ve Alevilerin bazı isteklerini kamuoyuna yansıtmayı amaçlıyor.
Aleviler; başka inançlara, “doğru, güzel, kutsal” gözüyle bakarlar. Kendi inanç ve kültürleri için de aynı olumlu duygu ve yaklaşımı beklerler… Alevi öğretisinin tanınması, Türkiye için barış ve zenginlik kaynağı olacaktır…

Gerçekler
Türkiye’de 20 milyon Alevi yaşıyor.
60 milyona ulaşan Türkiye nüfusunun yaklaşık 20 milyonunu, Aleviler oluşturuyor.
Alevilik de, Sünnilik gibi İslam inancının bir koludur. Sünnilik kadar eskidir. Türkiye’de dinsel, siyasal, kültürel, sosyal yönleriyle Alevilik, halkın bir bölümünün yaşama biçimi olarak halen varlığını sürdürmektedir.
Sünni halkımızın Alevilik hakkındaki bilgisi yetersizdir.
Ülkemizdeki çoğunluğu oluşturan Sünni Müslümanlar, Alevilik hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyor. Bu kesimin Alevilik hakkındaki görüşleri, tamamen olumsuz önyargılardan, söylentilerden doğan yakıştırmalardan oluşuyor.
Geçmişte şeriatçı Osmanlı devleti zamanında Alevilere karşı yaratılan iftiralar, bugün de bazı insanlar tarafından gerçek gibi kabul ediliyor. Osmanlı zihniyetini bu çağda yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur…

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 28 2008

İslamcımız milliyetçidir

Ey liberal aydınlarımız… Ey “Özür diliyoruz” kampanyası başlatan demokrat yazarlarımız…
Siz ne zannetmiştiniz ki?
Bir tutam “Avrupa Birliği bayraktarlığı”, bir tutam “Kürt sorununda açılımlar”, bir tutam “Kıbrıs konusunda ezber bozmaca”, bir tutam da “özgürlük vurgusu” ile olayın tamam olduğunu mu sanmıştınız?
“Sağcı / Muhafazakar / Mukaddesatçı / Milliyetçi / Osmanlıcı / İslamcı” geleneğin, bir gecede “fena halde liberal” kesilip, bir anda Voltaire olacağını mı sanmıştınız?
Beni iyi işitin:
Karşınızda…
Bütün bir ömürlerini “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” marşını söylemekle geçirmiş insanlar var…
Karşınızda…
Geçmişlerinde “komünizm ile mücadele dernekleri”nde pişmiş, Sovyetler Birliği’ne karşı Amerika’yı ehveni şer saymış bir zihni yapı var…
Karşınızda…
Milliyetçi duygularını dindarlık hisleriyle sarıp sarmalamış, “milli galeyan”a kapılma potansiyeli hayli yüksek bir gelenek var…
İşte bakın…
“Özür diliyoruz” bildirinize imza atanlara, en rezil, en alçak ve en ahlaksız saldırılar nasıl da Vakit gazetesi eliyle yürütülüyor…
İşte bakın…
Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak okurlarından gelen “O bildiriye nasıl imza atarsın?” tepkilerinden nasıl da yakınıyor…
İşte bakın…
Milli Gazete’de “özür dileyen aydınlar” nasıl da haşlanıyor…
İşte bakın…

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 27 2008

Ne kadar derin?

6ay önce, ifademe başvurulmak üzere çağrıldığım İstanbul adliyesinde “Ergenekon Savcısı” Zekeriya Öz, Celal Kazdağlı ile birlikte yazdığımız “Ergenekon” (İmge, 1997) kitabını sormuştu:
“10 yıl önce örgütün adına, bağlantılarına ulaşmışsınız. Neden devam etmediniz?”
Başka bir şey ima etmek istiyordu.
Ben bir madenci cevabı verdim:
“İnebildiğimiz kadar derine indiğimizi düşünüyorduk.”

İddianame açıklandığına göre aynı soruyu ben sorabilirim:
“Savcı yeterince derine inebilmiş mi?”
Kıyaslayabilmek için bizim kitaptan birkaç hatırlatma yapacağım.
Neler yazmıştık?
Örgütün Avrupa’da, Soğuk Savaş döneminde, CIA desteğiyle, NATO bünyesinde kurulduğunu,
Esasen solun yükselişini önlemeyi amaçladığını, bunun için Nazi artığı faşistlerle mafyayı tetikçi olarak kullandığını,
Provokatif eylemlerle kaos yaratıp bir darbeyi kışkırttığını…

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 26 2008

Hepimiz baskıcıyız

Generalimiz, “Oğlum ver şu Hilmi’ye bir kırmızı şarap da doğru dürüst bir şey içsin” diyerek baskının dik álásını yapar mı?
Yapar…
Buna karşın “muhafazakár demokrat” belediye başkanlarımız, “Alkolü Moda İskelesi’nden def etme” girişimini başarıyla yürütür mü?
Yürütür…
Başörtülümüz, “Beyaz Türk” semtlerinde hor görülür mü?
Görülür…
Buna karşın başı açığımız kenar semtlerde ancak başını örterek kendini rahat hisseder mi?
Hisseder…

Anadolu başka álemdir…
Muhafazakárların devri iktidarında…
“Her şey serbest ama sıkıysa serbestlikten yararlan bakalım” diye özetleyebileceğimiz bir slogan, Anadolu şehirlerinin temel karakterini yansıtmaktadır…
Başörtülünün üniversiteye alınmadığı…

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 25 2008

Soykırım Tasarısı ABD Kongresine neden gönderilmedi?

10 Ekim 2007′de “Ermeni Soykırımı Tasarısı”, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde 21 hayır, 27 evet oyu ile kabul edilmişti.
Ancak, Tasarı, onay için Kongre’ye gönderilmedi.
Bizim Amerikancı basın, bunu bir başarı olarak değerlendirdi, “ABD yönetimi Türkiye’yi darıtmak istemiyor” gibi söylemlerle Amerika’yı şirin göstermeye devam etti.

Halbuki, ABD yönetiminin bir amacı vardı.
Dışişleri Bakanı Rays (Rice) ve Savunma Bakanı Geyts (Gates)’in Kongre’ye gönderdikleri mektubun satır arasında bu amaç açıklanmıştı.Amerikancı basınımızın atladığı (!) bu mesajda, Rays ve Geyts, “Amerikan yönetimi olarak Türkiye’ye daha ileri düzeyde adım attırmak üzere olduklarını; Tasarının Kongreye gelmesinin bunu engelleyeceğini” şöyle ifade ediyorlardı:

“Bu Tasarının kabul edilmesi, Türkiye ile Ermenistan arasındaki uzlaşmayı destekleme ve Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde etnik Ermenilerin başına gelen bu trajik olayları daha ileri düzeyde tanıması yönündeki ABD çabalarına zarar verecektir”

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 25 2008

Peçeli Mona Lisa

Paris Match dergisinin 17.12.2008 tarihli sayısında Fransa’nın insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Rama Yade ile bir söyleşi var. Bakan’a sorulan ilk soru, “Türkiye geçenlerde Delacroix’nın tablosunu ders kitaplarından çıkardı. İfade özgürlüğü geriye mi gidiyor?” Fransız Bakan, yanıtında, ifade özgürlüğünün önemini belirtiyor, kültürel rölativizme, kadın haklarına değiniyor.
Fransız ressam Delacroix’nın 1830’da yaptığı ünlü “Halka Yol Gösteren Özgürlük” tablosu 1830 Temmuz devriminden hemen sonra yapıldığından “temmuz devrimi”nden esinlendiği söylenebilir. Ancak, tablonun temel figürü olan kadının başındaki Frik şapkası 1789 devriminin simgesi. O nedenle, tablonun iki devrim arasında bir bağ kurduğunu düşünmek olanağı var. Tabloda halka yol gösteren temel figür, sağlam yapılı, çıplak ayaklı, bir elinde bayrak bir elinde tüfek taşıyan yarı çıplak bir kadın. Kadının duruşu, bir davayı kazanma kararlığını, özgürlük için verilen mücadeleyi, özgürlük için başkaldırmayı simgeliyor. Bütün tablo kadının çevresinde dönüyor.

› Gönderiyi okumaya devam et


Ara 24 2008

YSK’dan seçmen kararı açıklaması

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçmen sayısındaki artışın “halk oylamasında esas alınan seçmen kütüklerinin kesinleşmesinden 29 Mart 2009′a kadarki 19 aylık sürede 18 yaşını dolduran ve dolduracak olan 2 milyona yakın seçmenin yanı sıra daha önce kendi iradesiyle yazılmayan seçmenin yasa değişikliği sonucu kütüklere resen yazılmasından kaynaklandığı” bildirildi.

YSK’nın bugünkü toplantısının ardından seçmen sayısındaki 6 milyon artışla ilgili iddialara ilişkin yapılan yazılı açıklamada, seçmen kütüklerinin seçim takviminin el verdiği ölçüde daha uzun süreli olarak yeniden askıya çıkarılacağı belirtildi.

Bu askı süresinde vatandaşların ve siyasi partilerin ilgili seçim hukukunun ana esaslarından olan itiraz ve şikayet haklarını kullanmaları halinde kütüklerdeki hataların seçim kurullarınca giderileceği ifade edilen açıklamada, yetkili seçim kurullarının da resen bu hususta düzeltme işlemi yapacağı vurgulandı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklaması şu şekilde:

› Gönderiyi okumaya devam et